<

ÇEŞME,İZMİR
1/2/2009
Kategori: Tatil Yerleri



Çeşmeİzmir şehir merkezine sadece 80 km. uzaklıkta olan Çeşme, özellikle plajları ve koylarıyla dikkat çekici bir tatil kenti. Çeşme'nin girintili çıkıntılı kıyılarında birçok koy ve plaj denize giriş olanağı sağlıyor. İlçe, İzmirlilerin en favori sayfiye yerlerinden. Yazlıklar, otel ve pansiyonlar güneyde Alaçatı'dan, kuzeyde Ildırı'ya kadar tüm kıyıya yayılmış durumda. Bu özelliği ile Çeşme ağırlıklı olarak yerli turistlere hizmet veren bir turizm merkezi.

Çeşme'nin en ilgi çeken yerlerinden biri olan Aya Yorgi Koyu aynı zamanda muhteşem bir manzaraya sahip. Gündüzleri hemen karşısındaki Yunan Adalarını rahatlıkla görebilirsiniz. Ilıca, Çeşme'ye 6 km mesafede kaplıcalarıyla ünlü bir belde. Beyaz ve yumuşak kumlu plajıyla özellikle yerli yazlıkçıların gözde mekanı. Ilıca'da, kaplıcaların yer aldığı lüks turistik tesisler bulunuyor. Çeşme'nin güneyinde kalan Alaçatı Köyü, windsurf ve yelken tutkunlarının gözde mekanı. Hiç eksik olmayan, kuzeyden esen rüzgarı burayı bir yel değirmeni cenneti haline getirmiş. Çeşme'nin girişinde yeni yapılan dev yel değirmenlerinin yanısıra Alaçatı'da tarihi yel değirmenleri tüm ihtişamı ve gizemiyle sıralanmakta. Alaçatı Koyu'nda, sadece sörfçü ve yelkencilerin kaldığı otel ve çok sayıda bar bulunuyor. Alaçatı'nın kendine has iki katlı evlerin yer aldığı Arnavut kaldırımlı sokaklarında keyifli bir gezi yapabilirsiniz. Çeşme'ye gelir gelmez neredeyse bütün meydanı kaplayan iki tane ihtişamlı yapı dikkatinizi çeker. Bunlardan biri Kervansaray'dır. İki katlı olan Kervansaray Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır (Aynı yapının bir benzeri de Kuşadası çarşısında yer alıyor) . Dikkat çeken bir diğer yapı ise muhteşem mimarisi ve heybetli görünümüyle Çeşme Kalesi. Kalenin içinde çevreden çıkan arkeolojik kalıntıların sergilendiği bir müze var. Çeşme'ye gitmişken antik Erythria kentinin bulunduğu, Ilıca'ya sadece 15 dakika mesafedeki Ildırı'ya uğramalısınız.


Alaçatı

Egeye özgü mimarisi, parke taşlı arnavut kaldırımları, yüzyıl öncesinden kalan yeldeğirmenleri ve sakız bahçeleriyle sevimli bir kasaba Alaçatı. Çeşmeye bağlı olan belde, ilçeye 7 km uzaklıkta. İlçedeki en önemli tarihi eser, 1874 yılında yapılan Ayios Kostantinos Kilisesi. Yapı günümüzde Pazar Yeri Camisi olarak kullanılıyor. Plajdan uzaklaşıp Alaçatı'nın bakir koylarına girdiğinizde kaya yapısının farklılığı dikkatinizi çekecek. Rüzgarın savurduğu kum taneciklerinin aşındırdığı yumuşak kayalar Kapadokya benzeri şekiller oluşturmuş. Fotoğraf makinanızı yanınızda bulundurmanızda fayda var. Ponza taşıyla yapılan; yazın sıcağı, kışın soğuğu geçirmeyen tarihi Alaçatı evleri mimarisiyle dikkat çekiyor. Köy çarşısı da son derece renkli. Her türlü ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Alaçatı doğal limanı ve devamlı esen rüzgarına rağmen dalgasız denizi ile dünyada sörf yapmaya en elverişli merkezlerden biri. Mayıstan Ekime kadar süren rüzgar sezonunda dünyanın dört bir tarafından gelen sörfçüleri ağırlayan Alaçatı koyunun 1,5 metreyi geçmeyen derinliği, aynı zamanda yeni başlayan sörfçüler için de iyi bir eğitim sahası. Bu özelliğinden dolayı koy, hem ustalar, hem de acemiler tarafından tercih ediliyor. Alaçatı'da biri belediyeye, diğeri de özel teşebbüse ait iki sörf okulu bulunuyor. Buralardan sörf kiralayabilirsiniz. Ayrıca pırıl pırıl kumlarıyla meşhur Çark ve Piyade plajları da görülmeye değer yerler arasında.

SeferihisarKentin

M.Ö.7. yüzyılda Anadolu'dan göçen Etrüskler tarafından kurulduğu sanılıyor. Etrüskler, Teos ve Sığacık limanlarını kurup, burayı yerleşim yeri olarak seçmişler. Bölgede M.Ö 7. yy. ve 5.yy. arasında Lidyalılar, İranlılar, Atinalılar, Ispartalılar, İranlılar, Bergama Krallığı, Makedonyalılar, Yunanlılar, Romalılar ve Bizanslılar egemenlik kurmuşlar. Bölgenin Türk hakimiyetine geçmesi ise Selçuklular zamanında oluyor. Bütün bu uygarlıklara ev sahipliği yapmış olmasının sonucu olarak Seferihisar'da birçok tarihi yapı ve kalıntıya rastlanıyor. Teos ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından Rodos seferinde kullanılan Sığacık Kalesi bunlar içinde en önemlileri.

Urla

Sınırları içinde Karantina, Pita, Koyun, Güvercin, Eşek, Hekim, Kösten (Uzunada), Yılanlı, Pırnarlı, Kel Adacık ve Taş olmak üzere 12 tane ada bulunuyor. İlçenin isminin Latince ve Rumca bataklık-sazlık anlamına gelen "Vurla" kelimesinden geldiği, Osmanlı Padişahı Mehmet Çelebi'nin komutanlarından İbrahim Bey'in sefere çıkarken kendisine "uğurola", "uğurlu geldi" demesinden türediği şeklinde rivayeter de mevcut. Tarihi bakımından çok zengin olan Urla'da iskele ve Liman Tepe civarında yapılan kazılarda büyük sur duvarları ortaya çıkarılmış.Yunanistan'dan gelen Aka ve Dor göçmenleri ile Urla halkı, dünyanın hayran kaldığı İyon şehirlerinden biri olan Klazomenai'yi kurmuşlar. Ayrıca bulunan kalıntılar burada Hititlerin de yaşadığını gösteriyor. Bölge tarih boyunca Pers, Yunan, Roma ve Bizans dönemlerinde merkez şehir olma özelliğini korumuş. Bizans imparatorlarının tarafından ele geçirilen kent, daha sonra Haçlı seferlerinde Haçlıların eline geçmişse de 1403 yılında geri alınarak Aydınoğullarına verildi. 16. yüzyılda, Türklerin yerleşim merkezi oldu.

Kervansaray

1528 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Kervansaray, Osmanlı mimarisinin tipik örneklerinden. Dikdörtgen şekilli yapının ortasındaki avlunun çevresinde dükkan, depo ve odalar yer alıyor. Tarihi yapı günümüzde otel olarak hizmet veriyor.

Çeşme Kalesi

Çeşme Kalesi, 1508 yılında Osmanlı Padişahı 2. Bayezıt tarafından yaptırılmış. Çeşitli dönemlerde onarılarak günümüze sağlam olarak kale, limana hakim bir tepe üzerine kurulu. Çeşme Arkeoloji Müzesi kalenin içinde yer alıyor. Müzede Erythrai (Ildırı) antik şehrinde yapılan kazılardan elde edilen, pişmiş topraktan yapılmış olan tanrı ve tanrıça heykelleri, büstler, mermer heykeller, gümüş ve bronz sikkeler, altın varak, amphoralar gibi eserler sergileniyor.


Şifne

İlçe merkezine 10 km uzaklıkta bulunan Şifne, su sıcaklığı 42-52 derece arasında değişen termal kaplıcası ve çamur banyosu ile ünlü. Belediyenin yapmış olduğu Şifne Termal Tesisleri açık ve kapalı havuzlarıyla yaz kış hizmete açık. Tesislerin yakınında birçok koy ve kamp alanı bulunuyor.

Dalyan

Çeşme'den 10 dakika uzaklıktaki Dalyan yaz gecelerinin en gözde yerlerinden. Köyün Rumlardan kalan eski evleri ve sokakları oldukça iyi korunmuş. Bazı evlerin pansiyon olarak düzenlendiği köyün daracık sokaklarının arasından geçip deniz kıyısına çıktığınızda, yörenin lezzetli balıklarının tadına bakabileceğiniz restoranlar sizi bekliyor. Yaz sezonunda sık ve düzenli ulaşım sağlanıyor.

Ilıca

2 Km`ye yakın uzunluktaki geniş ve beyaz kumlu plajları, nitelikli konaklama tesisleri ve termal olanaklarıyla Çeşme'nin en önemli turizm beldelerinden biri. Deniz`in içinden kaynayan sıcak termal sular, Ilıca plajını ve yöredeki diğer plajları ilginç kılıyor. Kıyıdan denize doğru yaklaşık yüz metrelik bir şeridin insan boyunu geçmeyecek derinlikte olması plajların bir diğer özelliği. Termal kaynaklar yönünden oldukça şanslı olan Ilıca'da pansiyonlarda bile termal su kullanılıyor.

Eşek Adası

Eski adıyla Goni olarak bilinen Eşek adası, Çeşme'ye 3 mil uzaklıkta. Çoğunlukla eşeklerin, dağ keçileri ve tavşanların bulunduğu adada yerleşim yok. Günübirlik tekne turlarının yapıldığı Eşek Adası'nda birbirinden güzel koylar bulunuyor.Doğal konumu ile kuzey rüzgarlarına kapalı olan koylar sualtı ve suüstü sporları için çok elverişli. Adanın hemen yakınında bulunan Karaada ve doğal bir akvaryum görünümde olan mavi koy büyüleyici bir atmosfere sahip.

Çeşme Ilıcaları

Çeşme Ilıcaları, ülkemizin en önemli kaplıca merkezlerinden biri. Genel olarak romatizmal hastalıklar, kadın hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları ve metabolizma bozuklukları üzerinde etkili olan kaplıcalarda banyo tedavisi ile nevralji, nevrit, romatit, artroz, kısmi felç ve kronik iltihaplı kadın hastalıkları tedavi ediliyor. Ortalama sıcaklığı 42-52 °C arasında değişen kaynak suyu klorid, sodyum, magnezyum ve florid içeriyor. Ilıcaların yanında bir de çamur kaynağı var. Çamur banyosunun selülit, sedef hastalığı, cilt hastalıkları, romatizma, spondilit ve siyatik hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor.

Yazan: akikden | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

KEMER
4/11/2008
Kategori: Tatil Yerleri





KEMER HAKKINDA
1910 yılında kurulan Kemer, Antalya iline 43 km. uzaklıkta Batı Toros Dağlarının eteklerinde kıyı boyunca uzanan şirin bir yerleşim merkezidir. Kemer ilçesinin 3 beldesi ve 6 köyü vardır. 1990 yılı sayımlarına göre 9740 nüfuslu 52 km.'lik uzun bir kıyı şeridine sahiptir. Deniz, orman ve dağların bir renk uyumu içinde birleştiği Kemer eşsiz bir doğal güzelliğe sahiptir. Kıyı boyunca bir çok irili ufaklı koyları bulunmaktadır. Denizin maviliği ve ormanın yeşilliği ile dağlar çok güzel bir görüntü oluşturmaktadır.
Kemer son yıllarda önemli gelişmeler göstermiştir. Turizm amaçlı yatırımlar sayesinde Antalya ilinin yatak kapasitesi bakımından önemli bir kısmını teşkil eder. Kemer aynı zamanda modern bir kentleşmenin de örneğidir. Altyapı tesislerinin muntazam bir şekilde tamamlanmış olması, her türlü ulaşımın kolay olması, PTT hizmetlerinin her çeşidinden yararlanılması ve Belediye hizmetlerinin devreye girmesi Kemer'i rahat ve huzurlu bir tatil beldesi haline getirmiştir. Kemer uluslararası bir üne sahip olduğu gibi, Antalya'nın da incisi haline gelmiştir. Kemer 1991 Eylül ayında Kaymakamlık Teşkilatının kurulması ve tüm kamu kuruluşlarının hizmete girmesi ile daha fazla güncelleşmiştir.
TARİHİ YERLERİ
PHASELİS


Antalya-Kumluca karayolunun 57.km.'sinden güneye dönüldüğünde yaklaşık 1 km. sonra Phaselis'e ulaşılır. Kent İ.Ö. VII. yüzyılda Rodoslular tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar Likya'nın doğu kıyısının en önemli liman özelliğini korumuştur. Phaselis'in üç limanı vardır. Kuzey Limanı, Savaş Limanı veya Korunmuş Liman ve Güneş Limanı. Bunlardan en önemlisi güneydekidir. Kentin ortasında 20-24 metre genişliğinde muhteşem bir cadde vardır. Bu caddenin güney ucunda Hadrian Kapısı bulunur. Caddenin iki yanında gezinti yolları ve dükkanlar vardır. Bunların da yakınında Hamamlar, Agora ve Tiyatro gibi kamu yapıları bulunur. Bu yapıların tarihinin İ.Ö. I. ve II. yüzyıla kadar uzandığı ileri sürülmektedir. Kent merkezi ile 70 m. yükseklikteki plato üzerine kurulmuş olan yerleşim yeri arasında su kanalları vardır.

Phaselis tiyatrosu

Su yolu

Phaselis


OLYMPOS VE ÇIRALI
Antalya'nın batısında Kemer ile Adrasan arasındadır. Antalya-Kumluca yolunda Phaselis'i geçtikten sonra Çıralı ve Olympos'a giden yolları gösteren iki işaret görülür. Her iki yolla da Olympos'a ulaşılır. Çıralı, Olympos antik kentinin yanındaki köyün adıdır. Olympos İ.Ö. II.yüzyılda kurulmuş bir liman kentidir. İ.S. XV.yüzyıla kadar varlığını korumuştur. Ünlü Bellerophontes efsanesi burada geçmiştir. Antik kent eşsiz güzellikteki bir vadinin iki yakasındadır. Vadi ve kentin denize ulaştığı yerde kumsal çok güzel bir plaj oluşturur. Olympos'dan yaya olarak bir saatte ulaşılabilen Çıralı ilginç bir doğa harikasıdır. Yerli halkın "Yanar" dedikleri bu dağda, doğal gaz sızıntısının oluşturduğu ve binlerce yıldır hiç sönmeden yanan alevler yükselir gökyüzüne. Buraya ilk kez gelenlerin Çıralı Köyü'nden bir rehberle birlikte Yanar'a gitmelerini öneririz.
Park Kemer Marina

Park Kemer Marina, karada 100, denizde 200 olmak üzere toplam 300 yat kapasitesine sahiptir. Marinada akaryakıt, elektrik, su, ikmal hizmetleri, marina çarşısı, yat bakım üniteleri, 60 ton kapasiteli tekne karaya alma aracı, 100 yata aynı zamanda kara bakım, onarım hizmeti, güvenlik ve deniz hizmeti, haberleşme hizmetleri verilmektedir. Kemer'den civar koylara günübirlik turlar yapılmaktadır. Genellikle Lykia bölgesinde bu tür bir gezide ilk önce Phaselis'e gidilir. Ziyaretten sonra Olympos'a devam edilebilir.
Ayrıca Kemer'den ve Antalya'dan başlayarak "Mavi Yolculuk Turları" yapılabilir. Böyle bir gezide isteğe bağlı olarak süre iki, üç hafta uzatılabilir. Çünkü Kemer'den başlayıp Kekova'ya kadar ve daha da devam eden irili ufaklı görülmeye değer koylar ve adalar vardır.



Kemer Plajı

Kemer'de Beldibi mevkiinden başlayıp Tekirova'ya kadar olan bölüm genellikle ince kumlardan oluşan doğal bir plajdır.
Kemer merkezde Belediye Plajı, yat limanı yanındaki Ayışığı Plajı ve Phaselis Plajı denize girenler tarafından tercih edilen plajlardandır.

Phaselis Plajı

Phaselis Plajı tarih, dağ, deniz, orman, sığ bir koy ve ince kumun birleşmesiyle meydana gelen eşine az rastlanır güzellikte bir plajdır


Üçoluk Yaylası

Üçoluk Yaylası, Kemer'den çam ağaçları arasından geçen 37 km’lik stabilize bir yolla ulaşılmaktadır. Antalya'nın güneybatısında, yaklaşık 1500 m. yükseklikte bulunan yayla, zengin bir flora ve faunaya sahiptir. Elektrik ve telefon gibi alt yapı hizmetleri olmayan yayladaki basit yayla evleri, sedir, çam, çınar ağaçları ile bütünleşmiş gibidir. Antalya ve Kemer halkının kullandığı yaylaya, seyahat acentaları tarafından kamp ve trekking programları düzenlenmektedir.

Sırtlanini Mağarası
Sırtlanini Mağarası, Antalya, Kemer Karacasu ilçesi, Yukarı Çamarası ile Nart/Gedik köyü arasında yer alır. Mağaraya her iki köyden de gidilebilir. 20-25 dakikalık bir yürüyüşle Narlıgedik köyü daha yakındır. Afrodisias harabelerine de yakındır. Toplam uzunluğu 348 m. (Ana Galeri: 147 m.) olan mağaranın girişe göre en derin noktası -32 m'dir. Yatay ve kuru bir mağaradır.
Sırtlanini Mağarası çok dar bir ağızla başlar, 4-5 m. sonra asıl mağara boşluğuna ulaşılır. Salon yan yana gelişip duvar şeklini alan sütunlarla 5-6 bölüme ayrılmıştır. Salona bağlı tüm odalar sarkıt, dikit ve sütunlarla süslüdür. Dışarıda ısı 28 °C, nispi nem % 44 iken, mağara içinde ısı 17 °C ve nem miktarı % 85'tir.
Beldibi Mağarası
Beldibi Mağarası, Antalya-Kemer sahil yolunun yaklaşık 40. km'sinde Çamdağ tünelinin hemen çıkışında yer alan bir kaya altı sığınağıdır. Obaköy mevkiindedir.
Deniz sahilinde 25 m. yükseklikte sığınak biçiminde bir mağaradır. Doğal tahribatla büyük ölçüde zarar gördüğünden içindeki dolgu tabakaları yağmur suları ve rüzgarla sürüklenerek akıp gitmiştir.
Beldibi Mağarası, Antalya bölgesinin ikinci önemli Prehistorik merkezidir. Tümü Mezolitik kültürleri içeren 6 tabaka tespit edilmiştir. Yapılan kazılarda Üst Paleolitik ve Mezolitik döneme ait çakmaktaşı aletler ele geçirilmiştir. Ayrıca kaya altı sığınağının duvarlarında, şematize insan, dağ keçisi ve geyik resimleri bulunmaktadır. Yerli ve yabancı turistlere devamlı açık olan bir arkeolojik SİT alanıdır.
Mezolitik Çağ'n, seramikli ve seramiksiz bölümleri en güzel bir biçimde, Beldibi Mağarası'nda bulunan malzemelerle tanınmaktadır. Çakmaktaşı gereçlerin yanı sıra, çanak-çömlek parçaları ve özellikle aşı boyası ile kayalar üzerine yapılmış yaban keçisi ve benzeri hayvan figürleri ile ilgi çekicidir. 1956 yılında E.Y Bostancı tarafından bulunan mağaradaki bilimsel kazılar, ancak 1959 yılında başlamıştır. 1960,1966 ve 1967 yıllarında kazıya devam edilerek doğuda altı metre derinliğe inilmiştir.
Çevresi çam ormanı ile kaplı Beldibi Mağarası üst Paleolilitik, Epipaleotilik ve Neolitik avcılar tarafından gerektiğinde bir sığınma ve yurt yeri olarak kullanılmıştır. Kazılarda Paleolitik, Mezolitik ve Mezolitik’ten Neolitik’e geçiş evrelerini yansıtan 6 katmanla karşılaşılmış; 4, 5 ve 6. katmanlar Üst Paleolitik döneme tarihlendirilmiştir.
Buluntular arasında, beyaz kalker ve deniz hayvanı kabukları, katkılı hamurdan iyi fırınlanmamış çanak çömlek parçaları, dar ağızlı kaplar ve çeşitli biçimli tutamaklarda vardır. Buna karşılık bezemeli parçalar bulunmamaktadır. Ayrıca çakmak taşından bol miktarda alet ve artıklar bulunmuştur. Bunlar arasında mikro kalemler, aylar, saplı uçlar, trapez biçimliler, saplı bıçaklar ve ok uçları, orak -bıçak dikkati çekmektedir.
Beldibi Mağarası'nda yaşayan toplulukların avcı ve toplayıcı oldukları, ancak çevrelerindeki yabani tahılları orak-bıçaklarla topladıkları, ele geçen diğer bulgulara bağlı olarak söyleyebilmek mümkündür. Karain Mağarası’nda eksik olan mezolitik kültürünü de bu yerleşme yeri tamamlamaktadır.

Peynirdeliği Mağarası
Peynirdeliği Mağarası, Gedelme Yaylası mevkiindedir. Antalya'nın Kemer ilçesinden Gedelme yaylası'na kadar her türlü aracın gidebileceği bir yol vardır. Köy merkezinden mağara ağzına 4 dakikalık patika bir yolla ulaşılır.Mağaranın 65 m. kuzeyinde Bizanslılara ait duvar ve kalıntıları vardır.
Peynirdeliği Mağarası'nın toplam uzunluğu 74 m olan mağaranın girişe göre en derin yeri -19 m. dir. Kuru, daha çok dikey mağara tipindedir. Mağaranın büyük bölümü kurudur. Sadece mağaranın sonunda ve en derin yerinde küçük bir gölcük vardır. Sonbaharda mağara ısısı 17ºC'dir. Peynirdeliği Mağarası ağzının büyük olması nedeniyle ısı açık havaya bağlantılı olarak değişir.
Peynirdeliği Mağarası içinde sarkıt, dikit ve sütunlar gelişmiştir. Çevredeki tabii güzellikler ve tarihi ören yerleri mağarayı çekici kılmaktadır.

Yazan: akikden | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

Ayvalık,Balıkesir
4/11/2008
Kategori: Tatil Yerleri


Ayvalık Türkiye Cumhuriyeti'nin Marmara Bölgesi'ne bağlı Balıkesir ili'nin Ege Bölgesi'nde kalan bir ilçesidir
Balıkesir ili'nin en batısında, Ege Denizi kıyısında bulunan ilçe, Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Ayvalık kış mevsiminde büyük bir kasaba nüfusuna sahip olmakla birlikte, yaz mevsimlerinde turizmin de etkisiyle nüfus bazı küçük illerin nüfusunu aşar (Bu illere örnek olarak; Tunceli,Hakkari ve Karaman sayılabilir). Tarihte çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan ilçe, çeşitli açılardan Türkiye'nin önemli ilçelerinden biridir.

Adalar

Ayvalık ilçesine bağlı irili ufaklı 22 kadar ada vardır. Bu adaların en büyüğü Alibey Adası ya da diğer ismi ile Cunda Adası olup 1964 yılında bir köprü ile Lale Adası'na oradan da ilçe merkezine bağlanmıştır.Bu köprülerden biri aynı zamanda Türkiye'nin ilk boğaz köprüsü olma özelliğini taşır. Alibey Adası dışındaki tüm Ayvalık Adaları 1995 yılında milli park ilan edilmiş ve yerleşim yasaklanmıştır. Adalar içinde tarihi ve turistik öneme sahip olan bir diğeri de Tımarhane Adası'dır. Bu adaya Türkler eski zamanlarda Taşlı Manastır' olarak da adlandırmışlardır. Bu ada özellikle Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ayvalık'ta yaşayan Rumların içkiyi fazla kaçırması üzerine sert esen rüzgarı ile akıllarını başlarına toplamaları için gönderildikleri bir mekan olduğundan bu ismi almıştır

Turizm

Turizm alanında büyük bir potansiyele sahip olan ilçede başta Şeytan Sofrası olmak üzere çeşitli doğal güzellikler olmakla birlikte, özellikle eski Rum evleri ve yapılarına dayanan kültür turizmi de gelişmiştir. Özellikle Sarımsaklı plajları ve Alibey Adası'nda ise deniz turizmi gelişmiştir.İlçe son yıllarda Ege Adaları'ndan çok sayıda günübirlik misafir ağırlamaktadır. Bu ziyaretlerin amacı genellikle alışveriştir. Bu durumun ciddi ekonomik girdisinin oluşmaya başlaması ardından ilçe dükkanlarının vitrinleri Yunanca yazılar ile dolmuştur. Ayvalık'ın merkezinde her perşembe günü büyük bir pazar kurulur. Özellikle Yunanistan'ın Midilli ilinden olmak üzere, on binlerce Yunan turist günü birlik ziyarette bulunur. Yunan turistlerin ziyarette bulunduğu en önemli yerler ise Ayvalık pazarıdır. Son yıllarda Ayvalık'a gelen turistlerin çevre ilçelere de uğraması özellikle Ayvalık-Edremit arasında rekabete yol açmıştır


Kültürel ve Doğal Zenginlikler
Sarımsaklı Plajları: Ayvalık'ın Küçükköy beldesinde bulunan Ege Denizi kıyısındaki plajlardır. Yaklaşık 7 km boyunca uzanır.
Alibey Adası: Ayvalık Adaları grubuna dahil olan ve yerleşime açık olan tek adadır. 1995 yılında inşa edilen bir köprü sayesinde bu adaya karayolu ile geçmek mümkündür.

Ayvalık Adaları: En büyüğü Alibey Adası olan takımada. Bu adalar milli park ilan edilmiştir ve Alibey Adası dışında yerleşime açık değildir.
Şeytan Sofrası: Ayvalık'a hakim büyük kayalık tepelerin üzerinde bulunan, bakıldığında tüm Ayvalık Adaları ve Midilli agasıd'nın manzarası gözüken, üzerinde Şeytan'ın ayak izi bulunduğuna inanılan eski bir lav birikintisi

Yazan: akikden | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

MERSİN HAKKINDA
8/10/2008
Kategori: Tatil Yerleri

Doğu Akdeniz sahilinde, önemli bir liman kenti olan Mersin , palmiye ağaçlarıyla gölgelenen yolları, şehir parkı, modern otelleri, yakınlarındaki tarihi kalıntıları ve sayısız kumsalları gezenlere her türlü olanağı sağlamaktadır. Diğer taraftan Mersin, tarihte, Tarsuslu Aziz Paul adı ile ve Mark Antuan'ın Kleopatra'ya evlenme hediyesi olarak Alanya ile Mersin arasındaki toprakları vermesi ile hatırlanır.
Mersin kıyılarının yaklaşık 108 km.lik bölümünü doğal kumsallar oluşturmaktadır. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmektedir. Kulakköy, Taşucu, Susanoğlu, Kuruçay, Lamas, Yemişkumu, Kız Kalesi, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyük Ecelive Anamur Plajları bunlardan bazılarıdır.Tarih ve arkeoloji tutkunları; Neolitik Dönemden itibaren günümüze kadar kesintisiz iskanın yaşandığı Viranşehir (Pompeipolis), Roma Dönemi'nde inşa edilmiş bir Roma kentidir. Hıristiyanlık Dönemi'nde papalık olmuş 525'de depremle yıkılmıştır. Nekropol (mezarlık) tiyatro, hamam, su yolları, tapınak kalıntıları mevcuttur. Eski Cami, Osmanlı Dönemine ait (1870) önemli bir yapıdır. Çeşitli dönemlerde restorasyona tabi tutulmuştur. Roma Hamamı, ilginç mozaikleri ile büyük ziyaretçi kitlelerini ağırlamaktadır.
Mersin'e Ulaşım
Karayolu: Karayolu ile bütün illere bağlantısı vardır. Mersin Otogar Tel: +90324 238 16 48
Demiryolu: Mersin; demiryolu vasıtasıyla bir çok ille birlikte, uluslararası bağlantılara sahiptir. Mersin İstasyon Tel: +90324 451 35 10
Denizyolu: Mersin Limanından Uluslararası 100'ün üstünde Liman ile denizyolu bağlantımız mevcut olup, uluslararası nitelikte liman hizmetleri verilmektedir. Taşucu Limanımızdan düzenli olarak deniz otobüsü ile seferler yapılmaktadır. Mersin Liman Tel: +90324 233 32 72
Havayolu: Adana Şakirpaşa Havaalanı Mersin'e 69 km., Tarsus'a 32 Km. olup, yurtiçi ve yurtdışına düzenli olarak uçak seferleri yapılmaktadır.
Mersin ilinin ilçeleri;
Anamur, Aydıncık, Bozyaka, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke ve Tarsus'tur.
Yazan: akikden | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

Marmaris,Muğla Hakkında
27/9/2008
Kategori: Tatil Yerleri


Marmaris, Muğla iline bağlı ilçe.


Coğrafi konumu

Batıdan Reşadiye Yarımadası ve Kerme Körfezi, kuzeyden Muğla, doğudan Balan Dağı, Karadağ ve Günlük Tepeleri ile, güneyden Akdenizle çevrilmiştir. Akdeniz sınırları içindeki ilk büyük kenttir. Körfezin önünde kıyıya ince bir dille bağlı olan Adaköy, onun önünde Bedir Adası, Keçi Adası ve Güvercin Adası bulunur.Kentin en eski kısımı denize doğru uzanmış kalker yapılı bir tepe üzerine kurulmuş olan Kale Mahallesidir. Marmaris daha sonra eteklere doğru ve kıyı boyunda gelişmiştir.Akdeniz iklimi nedeniyle çok nemli bir havaya sahiptir. Marmaris'in nemli havası nedeniyle kışın bile denize girilebilir.
Konumu, hem Marmaris'e hemde Marmaris'den diğer merkezlere, tarih ve doğa kokan güzelliklere ulaşılmasını kolaylaştırır. Hava ulaşımının yapıldığı Dalaman Havaalanı sadece bir saat uzaklıktadır.Görmek istediğiniz yerleri katılacağınız turlarla bir gün içinde gezebilir, akşam tekrar Marmaris'te tatilinize devam edebilirsiniz. Rodos ise sadece 45 dakika uzaklıktadır.

Tarihi
Marmaris'in tarihi MÖ 12000'lere kadar gider.2007 yılında Bedir Adasındaki Nimara Mağarasında yapılan kazı çalışmaları sonucu bulunan materyaller bunu teyit etmektedir.{{bkz.:17 Eylül 2007 de Marmaris Müzesindeki basın toplantısı}...Bölgeye KARİA adı Kar'ın ülkesi anlamıda sonradan verilmiştir. Ege ve Akdeniz'in kıyılarının bereketi, bölgeyi devamlı çekici kılmıştır. Şehir Rodos ve Ege adalarına açılan en önemli köprüdür.Böylece Marmaris zaman içinde pek çok medeniyetin hüküm sürdüğü bir yer haline gelmiştir.
Bölgede yapılacak gezilerde Karia, Rodos ve ada uygarlıkları, Mısır, Asur, İon, Pers, Makedon, Suriye, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini görmek mümkündür.
Pyskos kentin ilk adıdır. Bugün asartepe denilen mevkide kalıntıları görülebilir

Marmaris isminin kökeni
Marmaris ismi ise Heredot'un kaynaklarında Marmarisos, ünlü türk denizci Piri Reis'in Kıtab-ı Bahriye'sinde Mermeris olarak geçer. Bu ismin Bozburun'daki mermer ocaklarından geldiği tahmin edilmektedir.
Pek çok efsaneye beşiklik eden kentin adıyla ilgili bir başka söylence Seyyah Evliya Çelebi'nin ünlü Seyehatnamesi 'nde yer alır. 1522'de Rodos seferi sırasında eski kaleyi küçük bulan Kanuni Sultan Süleyman mimarına dönüşte kalenin büyütülmesini emretmiştir. Ancak seferden dönen padişah yapılan kaleyi de küçük bulmuş; mimarına "Ya mimar bu kale azdır" demiş ve etrafındakilere "mimarı as" emrini vermiştir. Bu emir daha sonra kale sakinleri tarafından söylene söylene mimaras'tan Marmaris ismi türemiştir.

Yatçılık

Doğal bir liman olan Marmaris Körfezi 1100 kapasiteli üç marina ve 1200 yat kapasiteli 9 yat çekek yerine sahiptir. İlçede Türkiye ve Doğu Akdeniz'in en gelişmiş mavi bayraklı marinası (Netsel Marina) bulunmaktadır. Mavi yolculuğun odak noktasında bulunan yörede yat turizmini geliştirmek amacıyla çeşitli festivaller düzenlenmektedir. Uluslararası Yat Festivali ve Uluslararası Marmaris Yat Yarışlarını yörenin belli başlı etkinlikleri arasında sayabiliriz.Marmaris görülmesi gereken ilçelerimiz arasındadır.

Yazan: akikden | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

Ölüdeniz,Fethiye
27/9/2008
Kategori: Tatil Yerleri

Ölüdeniz, Muğla ilinin Fethiye ilçesine bağlı bir beldedir. Ölüdeniz kumsalı yüzde seksen iki oyla 2006 yılında dünyanın en güzel kumsalı seçilmiştir.
Belde, turizm açısından oldukça gelişmiştir. Likyalılarda ışık ve güneş diyarı, Ortaçağ'da "Uzak Diyar" olarak tanınır, Anadolu'nun güneybatısında yer alan Teke Yarımadası'da bulunur. Türkiye'de bulunan deniz kulağı (lagün) oluşumlarından biridir.
Ölüdeniz, adı gibi durgun bir göl niteliğindedir. En fırtınalı günlerde Belceğiz kıyıları dalgalarla boğuşurken, Ölüdeniz'de sadece çırpıntılar meydana gelir.
Ancak durgun gibi gözüken Ölüdeniz, gözle görünmeyen üç nedenle kendini hemen her gün yenilemektedir. Bunlardan ilki, Ölüdeniz'de mevcut yoğun kaynak suyu çıkışları, dipte içeriden açıkdenize doğru bir akıntı yaratmaktadır. İkincisi, bu kaynak sularının yarattığı tuz farkından dolayı açıkdenizden içeriye ve dışarıya devamlı bir sirkülasyon oluşmasıdır. Üçüncüsü ise gel-git etkisi ile iki-üç günde bir deniz ortalama yarım metre yükselir ve alçalır. Bu da büyük miktarda deniz suyu giriş ve çıkışı sağlamaktadır.
Yazan: akikden | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

DİM ÇAYI-ALANYA
24/8/2008
Kategori: Tatil Yerleri


Dim Çayı: Antalya'nın Alanya ilçesi sınırlarında yer alan, merkezden 6 kilometre uzaklıktaki çay. Toroslardan doğan çay yaklaşık 60 kilometrelik bir seyir izler. Bu seyrin son kısımlarına doğru Alanya ilçesinin turizminin hizmetine başlar. Yaz kış soğuk olan suyu özellikle yazın Akdeniz'in bunaltıcı sıcağından kaçmak isteyenler için ideal bir mekan teşkil eder. Paralel giden yola açılan pek çok lokanta ve çay bahçesi vardır. Ana yola yaklaşık 7-8 kilometre uzaklıktaki regülatörden sonra da bu lokantalar devam eder. Buradaki lokantaların ve piknik alanlarının bir bakıma ortak özelliği çay içine atılmış masalardır. Ancak mevcut baraj inşaatı nedeni ile çayın turistik amaçlı kullanımı gün be gün azalmaktadır. Çayın daha üst kısımları ise raftinğ amaçlı kullanılmaktadır. D.S.İ tarafından çay üzerine sulama, içme suyu ve enerji amaçlı baraj inşaatı yapılmaktadır.

Yazan: akikden | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

BODRUM HAKKINDA
24/8/2008
Kategori: Tatil Yerleri



BODRUM HAKKINDA
"Tarihin Babası" olarak bilinen HEREDOT'a göre Dor'lar tarafından kurulmuştur. Daha sonra Karya ve Leleg'ler bu bölgeye yerleşmiş, M.Ö.650 yılında Megeralılar gelerek şehri genişletmişler adını da Halikarnassos olarak değiştirmişlerdir. Bodrum M.Ö. 386 yılında Persler'in egemenliğine girmiştir.Halikarnassos en parlak devrini M.Ö. 353 yılında Karya bölgesinin başkenti olunca yaşamıştır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum bu dönemde Kral Mausolos'un anısına kızkardeşi ve aynı zamanda karısı olan Artemisia tarafından yaptırılmıştır.Bodrum M.Ö. 192 Romalıların eline geçmiş ancak bu dönemde önemli bir gelişme göstermemiştir. M.S. 395 yılında Bizaslıların, M.S. XI yüzyılda Türklerin eline geçmiştir. I. Haçlı savaşlarında Bizanslıların, XIV. yüzyılda tekrar Türklerin eline geçmiştir. 1415 yılında Rodos Şövalyelerinin eline geçmiştir. 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde tekrar Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra adı Bodrum olarak değiştirilmiştir. Günümüzde bodrum Türkiye'nin en ünlü ve tanınmış tatil merkezidir.


Bugün Bodrum ahsap yatlarla yapılan mavi yolculugun baslangıç yeri ve yaz aylarındaki canlı ve kalabalık gece hayatı ile anılmaktadır. Bodrum Kalesindeki Sualtı Arkeolojisi Müzesinde sergilenen eşsiz batık buluntuları Özellikle Doğu Roma Batığı, Cam Batığı , Uluburun Batığı , salonları ve Karya Prensesi Ada Salonu görülmeye değerdir. Bodrum da ; Bodrum'un Kalesi'ni, dünyanın 7 harikasından biri olan Mausoleum u, antik tiyatroyu , Myndos kapısını Zeki Müren Müzesi gibi önemli tarihi yerler ve müzeleri gezebilirsiniz


netten alıntı


Yazan: akikden | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

Mavi Yolculuk .. Tekne Gezileri .
14/8/2008
Kategori: Tatil Yerleri


Mavi Yolculuk, Türkiye'de bazı aydınların Anadolu’nun Ege ve Akdeniz kıyılarında , yöredeki ilkçag kültürlerini tanıtmak amacıyla gerçeklestirdigi yolculuklara verilen isimdir. Mavi yolculuk, salt bir keyif ve eğlence gezisi olarak ele alınmamalıdir. Dinlenme ve eğlenmenin yanı sıra insanın dağarcığına da bir şeyler katabildiği bir tatil şeklidir Mavi Yolculuk. Akdeniz'in Fatimiler'den, Kartacalılar'a, Roma'dan Osmanlı'ya uzanan tarihini kucaklayan, heyecanlı fakat rahatlatıcı, farklı ve nostaljik bir gezidir. Gelenegi olan bir tatil seklidir Mavi Yolculuk... Her sey belki de Cevat Sakir'in 1925 yilinda Resimli Hafta dergisinde çikan "Hapishanede idama mahkum olanlar bile bile asilmaya nasil giderler" adli öyküsünden dolayi Istiklal Mahkemesi tarafindan Bodrum'da 3 yil "kalebent"lige mahkum edilmesiyle basladi. Cevat Sakir'in Bodrum'daki yasantisinin kisa sürede cezadan çok keyfe dönüstügünü gören yetkililer onu tekrar Istanbul'a aldilar. Cezasinin son yarisini Istanbul'da tamamlayan Cevat Sakir tekrar Bodrum'a yerlesti ve orada 25 yil yasadi. Bu dönemde yazdigi yazilarda Bodrum'un Karya dönemindeki adindan esinlenerek "Halikarnas Balikçisi" takma adini kullandi. Bodrum'un güzellesmesine ve bugünkü önemine kavusmasina büyük katkisi oldu. ILK MAVI YOLCULUK , Istiklal Mahkemes’ince Bodrum’da kalebentlige mahkum edilen ve cezasi bittikten sonra da uzun süre orada kalan Halikarnas Balikçisi’nin öncülügünde 1945 de yapildi. Bu gezide Sabahattin Eyüboglu , Bedri Rahmi Eyüboglu , Sabahattin Ali , sair Fuat Ömer Keskinoglu ve Benya adindaki Romen dostlari , Samim Karagöz’ün sagladigi “ Macera “ isimli tekneyle Kusadasin’dan çikip serüvenli bir yolculukdan sonra Bodrum’a ulastilar. Ikincisi, aralarinda yine Halikarnas Balikçisi , Sabahattin Eyüboglu ve Azra Erhat’in da bulundugu birçok yazar ve sanatçidan olusan bir grupla 1956’da yapilan Mavi Yolculuk , özellikle 1961 ve 1962 den sonra Sabahattin Eyüboglu’nun öncülügünde “Hürriyet" adli tekneyle gerçeklestirildi. Genellikle Gökova körfeziyle Marmaris Antalya arasindaki kiyilarda gerçeklestirilen yolculugun amaci eglenceden çok dogadan kopan insani dogayla yeniden bulusturmak ve cografyayla tarihi kültür hazineleriyle birlikte dogal güzellikler içinde özümsemekti. Halikarnas Balikçisi bu dönemde arkadaslari Sabahattin Eyüboglu ve Azra Erhat gibi hümanist aydinlarla küçük balikçi veya süngerci tekneleriyle birkaç günlük kisa Gökova turlari yapmaya basladi. 1950 ortalarindan itibaren her yil artan sayida insanin katilimi ile sürdü bu geziler. Bu turlara "Mavi Yolculuk" adini çok mütevazi sartlarda baslayan bu ilk yolculuklari yapanlar verdiler.Sabahattin Eyüboglu’nun ölümünden sonra(1973) bu gelenek dört ayri koldan ( Oguz Akan , Ali Ugur, Mehmet Eyuboglu ve Cengiz Bektas gruplari) 1987’ye kadar sürdü. Azra Erhat bu yolculuklarin felsefesini ve kendi gözlemlerini Mavi Anadolu (1960), Mavi Yolcuk (1962) ve Karya’dan Pamfilya’ya Mavi Yolculuk kitaplarinda dile getirmisti.

Yazan: akikden | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

PAMUKKALE,DENİZLİ
11/8/2008
Kategori: Tatil Yerleri





  Bu yaz tatilinde gittiğim Pamukkaleden  çektiğim resimleri sizlerle paylaşmak istedim.Biz hayran kaldık.Doğa harikası bir yer tavsiye ederim ,gidip görülecek ve hayran kalınacak çok güzel bir yer.


Pamukkale

Pamukkale. Arkada susuz kalmış terasları görünüyor.
Pamukkale, kaynak sularının kirecinden oluşmuş bir tepe. Türkiye'nin en tanınmış doğa harikasıdır; ve Denizlide'dir. Pamukkale 2700 metre uzunluğunda ve yüksekliği 160 metredir. Parlak beyaz rengiyle Pamukkale'yi 20 km uzaklıktan görmek mümkündür.Ayrıca Pamukkalede Antik Havuz, Antik Tiyatro, Arkeoloji Müzesi gezilmesi gereken yerlerdendir. Tepesinde antik Roma'dan kalma Hierapolis adlı kutsal antik şehir bulunur. 5-10 km yakınında Laodikya antik kenti bulunur. 5 km ilerisinde ise uluslararası bir thermal merkez olan Karahayıt vardır. Burada da beş ve dört yıldızlı oteller thermal turizm ve kaplıca hizmeti vermektedir.

Yazan: akikden | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı


<- :: Sonraki Sayfa ->