Bioinformatics is the application of information technology to the field of molecular biology. The term bioinformatics was coined by Paulien Hogeweg in 1978 for the study of informatic processes in biotic systems. Bioinformatics nowadays entails the creation and advancement of databases, algorithms, computational and statistical techniques, and theory to solve formal and practical problems arising from the management and analysis of biological data. Over the past few decades rapid developments in genomic and other molecular research technologies combined developments in information technologies have combined to produce a tremendous amount of information related to molecular biology. It is the name given to these mathematical and computing approaches used to glean understanding of biological processes. Common activities in Bioinformatics include mapping and analyzing DNA and protein sequences, aligning different DNA and protein sequences to compare them and creating and viewing 3-D models of protein structures. Bioinformatics is that branch of life science,which deals with the study of application of information technology to the field of molecular biology.
The primary goal of bioinformatics is to increase our understanding of biological processes. What sets it apart from other approaches, however, is its focus on developing and applying computationally intensive techniques (e.g., data mining, and machine learning algorithms) to achieve this goal. Major research efforts in the field include sequence alignment, gene finding, genome assembly, protein structure alignment, protein structure prediction, prediction of gene expression and protein-protein interactions, and the modeling of evolution.
Masaj Nedir?
Dilimizdeki masaj sözcüğü Arapça dokunma anlamına gelen “mass” ve Yunanca yoğurma anlamına gelen ”massein” sözcüklerinden türetilmiştir. Masaj; deri, derialtı dokusu, kaslar, iç organlar, metabolizma, dolaşım ve lenf sistemlerinin mekanik ve sinirsel (refleks) yolla tedavi amaçlı uyarılması; çeşitli darbeler ve ovmalarla bölgesel kan dolaşımını artırma, damarları genişleterek dokuya daha fazla kan gelmesini sağlama yöntemidir. Masajla, yumuşak dokuları mekanik olarak uyararak sistematik manipülasyonlarla organizmada fizyolojik ve psikolojik etki yaratılır. Vücut yüzeyinde el, elektrik, su vb. aracılığı ile tedavi, bakım ve rahatlama sağlanır.
Masaj, keyif veya lüks değil, tıbbi bir ihtiyaç ve düzenli aralıklarla alınması gereken bir koruyucu tıbbi tedavidir.
Masaj, hasta veya yorgun bir organın rehabilitasyonu; aynı eski duruma dönmesi için, organizmanın üzerinde oluşturulan mekanik enerjinin derinlerde fizyolojik etkiler oluşturulması esasına dayanan bir terapi şeklidir.
Ülkemizde masaj çok geniş bir alanda yapılmakta ve yaptırılmaktadır. Bunların başında spor kulüpleri, saunalar, evler, hamamlar, kaplıcalar, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleri,hastaneler, oteller, tatil köyleri ve masaj merkezleri gelmektedir. Masaj, hemen herkes tarafından duyulmuş olan, çok kolaylıkla uygulanabileceği sanılan, en eski tedavi yöntemlerinden birisidir. Bir tedavi yöntemi olmasının yanı sıra, organizmadaki etkilerinden değişik şekillerde de yararlanmak mümkündür. Spor masajı da bunlardan birisidir.
Masajın Faydaları
Masaj, yara dokuları ve yapışıklıkların çözülmesi ve giderilmesinde, kas spazmı, tendon iltihabı, uykusuzluk ve nevrasteni durumlarında, kas krampları ve yaralanmalarda akut devreden sonra, migren, gerilim tipi ve hipertansiyona bağlı baş ağrılarında, ağrılı adet dönemlerinde, kabızlıkta ve ağrılı noktalarda uygulanabiliyor.
Masaj uygulamaları sırasında iki etki ortaya çıkar. Bunlardan ilki uygulama bölgesinde, bu bazı durumlarda tüm vücut bazı durumlarda ise belirli bölgelerde, oluşan ısı artışı ile oluşan kan dolaşımı hızlanmasıdır, diğeri ise, belirli bölgelere yapılan bası ile vücutta bazı hormonların salınmasının artması ve bu hormonların düzenleyici etkiler göstermesidir. Devamı için tıklayınız...
Masaj anında vena (toplar damar) sistemi 4 - 20 kat daha hızlı çalıştırıldığından dolayı kirli kanın kalbe ulaştırılması kolaylaştığından masajın kalbe ve toplar damarlara olan yardımı olağan üstüdür.
Masaj ile lenfa sistemi ve hormonel sistem tetiklendiğinden, vücuttaki tedavi edici maddelerin masaj yapılan bölgeye iletilip çalışma yapması sağlanarak, vücudun hastalıklara karşı direnci artırılmakta ve hasıl olan başlangıç aşamasında olan pek çok ciddi hastalıklar tedavi edilebilmektedir.
Masajın belki de gerekliliğini vurgulayan en mühim nokta, masajın pek çok olası ciddi sağlık sorununun oluşmasını engelleyebilme özelliğidir.
Masaj anında vücudun ürettiği doğal uyuşturucu olan ve morfinden daha etkili olan endorfin salgılanarak, masaj alan kişide olağan üstü rahatlama sağlandığından; psikolojik anlamda masajı yan etkisi olmayan bir antidepresan ve psikolojik terapi olarak görmek de mümkündür.
Masaj Çeşitleri
Klasik masajın sınıflandırmasında dinlendirme, tedavi ve spor masajı olmak üzere üç alt grubun tanımı yapılmıştır.
Özel olarak ise çeşitli kültürlerden kaynaklanan ve farklı amaçlara yönelik İsveç (Klasik) Masajı, Thai masajı, Derin Doku Masajı, Refleksoloji, Aromaterapi, Spor Masajı, Anti Selülit Masajı, Lenf Drenaj, Bölgesel Masajlar, Boyun ve Sırt masajı, Acupressure, Ayurvedik Masaj, Chavutti Thirumal, Hint Baş Masajı, Lomi Lomi Hawaii Masajı, Shiatsu, Bali masajı, Tantra masajı, Tayland Masajı, Tay Yoga Masajı, Tui Na, Genel Masaj, Anti-stres masajı, Lenfdranaj masajı, Yüz masajı, Medikal masaj, Hamile masajı, Türk hamamı masajı, Hamam kürü, Kleopatra masajı (yosun ile), Sultan masaj (kil ile), Aloe vera masajı, Mandara masajı, Nefertiti masajı, Şarap terapisi, Çikolata terapisi, Kahve peeling ve kahve aroma, Küba masajı, Geleneksel Roma masajı, Altın terapi, Watsu, Sıcak taş masajı... gibi pek çok masaj sayılabilir. Masaj Çeşitleri için tıklayınız...
Masaj denilince özellikle ülkemizde maalesef oldukça sık akla gelen şey cinsellik, sex ve fantazidir. Dünyada yapılan araştırmalara göre sadece fantazi amaçlı alınan masaj %5 gibi ufak bir rakam iken, sağlık ve hastalık nedeniyle masaj alımı %70, turizm sektörü ise %20 gibi bir rakamdır. Avrupa'da masaj, doktor tarafından hastanın reçetesine yazılabilen ve sigorta tarafından karşılanan bir tedavi şeklidir. Bu nedenle masaj denilince akla cinsellik gelmesi çok yanlış bir kanıdır. Masaj terapisinin Etik Kurallar'a uygun gerçekleştirilmesi hem masaj yaptıran hem de masaj yapan için çok önemlidir.
Klasik Masaj Teknikleri (Manipulasyonları)
- Sıvazlama (Öfloraj, Stroking)
- Yüzeysel öfloraj
- Derin öfloraj
- Yoğurma (Petrisaj, Kneading)
- Sıkma
- Esnetme
- Yuvarlama
- Çimdikleme (Pincing)
- Sıkıştırma (Wringing)
- Yuvarlama (Rolling)
- Vuruş (Darbeleme, Tapotman, Perküsyon, Percussion)
- El Kenarı İle
- El Sırtı İle
- Avuç İçi İle
- Yumruk İle
- Hacking (devamlı ve tempolu vurma)
- Clapping (alkışlar gibi vurma)
- Slapping (hafifçe vurma)
- Tapping (hafifçe tıklar gibi vurma)
- Beating (tempolu ve döver gibi vurma)
- Pouding (havanda döver gibi vurma)
- Noktasal Baskı (Friksiyon)
- Sabit Noktasal Baskı
- Dairesel Noktasal Baskı
- Titreşim (Vibrasyon)
- Sallama, silkeleme (Shaking)
Masajın Yapılamayacağı Durumlar
Masajın kesinlikle doğru kişiler tarafından uygulanması gerekiyor. Yoksa uygulanan masaj dokulara zarar verebiliyor. Vücudun bir bölgesinde tam anlamıyla kaynamamış bir kırık varsa kırığın yeniden büyümesine neden olabiliyor, damar tıkanıklığı varsa pıhtı atma riskinin artmasına yol açabiliyor, kaslarda yırtılmalar ve zedelenmeler de oluşabiliyor. Yanlış uygulanan masaj hiçbir vücuda hiçbir yarar sağlamıyor.
Damar darlık ve tıkanıklıklarında, kanama eğilimi ve pıhtılaşma bozukluklarında, eklem zarı iltihaplanmalarında, deri enfeksiyon ve hastalıkları, kanser, akut enfeksiyon hastalıkları ve akut yaralanmalar masajın uygulanamayacağı durumlar. Ayrıca yemeğin hemen ardından masaj uygulatmak da zararlı. Devamı için tıklayınız...
Masaj Tarihi
Masaj, öncelikle insanın dokunulma ihtiyacını karşılamada etkin bir uygulama olarak binlerce yıldır süregelen bir etkinlik olarak varlığını sürdürmektedir. Çünkü insan teması hem kişiye güven duygusu aşılamada hem de pozitif elektrik aktarımı yoluyla kendini çok daha iyi hissetmesini sağlamada önemli bir unsurdur.
Masajın bilinen ilk uygulamalarının İ.Ö. 3000’li yıllarda Çin ve Hindistan’da yapıldığı bilinmektedir. Bu konuda bilinen ilk yazılı kaynaklar ise eski Yunan hekimleri tarafından ele alınmıştır. Eski Yunan’da “massein” sözcüğü yoğurma anlamına gelmekteydi. Bilindiği gibi masajın en belirgin manuplasyonu yoğurmadır. O dönemden günümüze masaj, günlük yaşamda rahatlama ve gevşeme amacı ile uygulanmış bir etkinliktir. Bununla birlikte masajın tedavi edici özelliğinden de yüzyıllardır faydalanılmaktadır.
Değişik amaçlarla Hint, Çin, Pers, Grek ve Mısırlılar masajı kullanmışlardır. Masajın kelime kökeni bu eski medeniyetlere dayanır. Hint dilinde "masser", Arapçada "mess" , İbranicede "meshes", Yunancada "massein" kelimeleri sıvazlama ve yoğurma anlamına gelir. Antik dönemde ege uygarlıklarında zeytinyağıyla karıştırılan güzel kokulu otlarla masaj yağları hazırlanırdı. Homeros ünlü İliada Odesa destanlarında kahramanların yıkandıktan sonra vücutlarını güzel kokulu yağlarla ovduklarını belirtmiştir. Eski Yunan’dan başlayarak, Roma İmparatorluğu döneminde de özellikle olimpiyat oyunları ve her türlü spor karşılaşmaları sırasında da masajdan yararlanılmıştır. O dönemde sporcular karşılaşmadan önce hazırlayıcı yağ ile ovulurdu.
Kültürümüzde daha çok hamam kültürü içinde keseleme, kol ve bacak germe, bazen de darbeleme şeklinde "masaj" yapılmıştır.
Günümüzde tüm dünyada tanınan masaj tekniklerinin hepsi doğu kökenli olmakla birlikte batı kültürü tarafından dünyaya sunulmuş, bilinir hale gelmesi son 50-60 yıl içinde yine batılılarca gerçekleştirilmiştir.
Günümüzde uygulanan klasik masaj (Rus-İsveç masajı) özellikle 19. yüzyıl başlarında şekillenmeye başlamıştır ve yüzyılın son döneminde özellikle Hoffa tarafından karakteristik masaj manuplasyonlarının tanımlamaları yapılmıştır. Öfleraj, Petrisaj, Friksiyon, Perküsyon ve Vibrasyon olarak sınıflandırılan temel masaj hareketleri günümüze dek geliştirilerek çeşitli yöntemler uygulanmıştır. Günümüzde uygulanan masaj tekniklerinin temelleri bu beş manuplasyon tekniğine dayandığından klasik masaj, diğer tüm masaj tekniklerinin temelini oluşturmaktadır.
Uzakdoğu kökenli masajlar ise batı tekniğinden çok beden-ruh-düşünce üçgenindeki uyumu korumaya yönelik daha çok spirituel nitelikleri ağır basan uygulamalar olarak binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşmıştır. Özellikle kullanılan aromatik yağlar ile vücutta yaratılan dokunma etkisine ek olarak koku ile de etkime yaratma düşüncesi ağırlık kazanmaktadır.
Ülkemizde gerçek spa kültürü kaplıcalar ve türk hamamları ile büyük ölçüde oturmuş, kendine has nitelikleri bulunan ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Ancak ne yazık ki bu zengin kültür zamanla gözden düşmüş, spa anlayışı batıdan ithal edilerek tamamen farklı bir alana ilgi duyulmaya başlanmıştır. Oysa ki suyla gelen sağlık anlamına gelen SPA (sanus per aquam) türk hamam kültüründe zaten vardır, tek yapılması gereken biraz daha ilgilenilip ön plana çıkartılması ve günümüz beklentileri ile örtüştürülerek geliştirilmektir.
Akupunktur, organizmanın kendi kendini tedavi ettiği bir metottur ve en önemli özelliği yan etkisinin olmamasıdır.
Akupunktur tedavisinde etkili olan en önemli unsur, iğnenin kendisi değil, yeri ve özelliği belli olan vücut yüzeyindeki giriş noktalarıdır. Eğer bu noktalar doğru bir şekilde uyarılmaz ise iğneyi batırmanın bir etkisi olmaz. Akupunktur’un asıl amacı önce noktayı uyarmaktır. Bu uyarma işlemi iğne, parmaklar ve lazer ile yapılabilir. Bu yöntemlerin hepsi tedavi edicidir.
*Çeşitli hastalıkların tedavisi
*Analjezi-anestezi
*Alışkanlık tedavisi
Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde kullanılan ilaçsız tedavi yöntemi akupunktur, Türkiye’de de hızla yaygınlaşmıştır.
AKUPUNKTUR TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Vücut Akupunkturu
Akupunktur tedavisinde sırt, boyun, el, kulak ve vücudun diğer bölümleri kullanılır. Vücuttaki belirli akupunktur noktalarına iğneler yardımıyla yapılan uyarılar vücudun hemen her bölgesine iletilir. Bu iletilen uyarılar, akupunktur noktalarından sinir sistemine ve son olarak da beyne ulaşır. Beyin de bu uyarıyı gerekli bölgeye ulaştırır ve akupunktur uygulanan bölgedeki enerji dengesi düzelir. Böylece hastalık da ortadan kalkmış olur.
Lazer Akupunkturu:
Bazı hastalıkların tedavisinde veya hastanın tercihi doğrultusunda iğne yerine lazer kullanılmaktadır. Bu yöntemde uyarı yapılacak bölgeye lazerle uyarı uygulanmaktadır. Özellikle ameliyat ve kazalardan sonra kalan izleri yok etmek konusunda oldukça başarılı bir yöntemdir. Ayrıca çocuklar için iğne yerine sıkça lazer kullanılır.
Tıbbi Masaj:
Günlük yaşamın veya iş hayatının yarattığı stresten ve var olan bazı rahatsızlıklardan kurtulmak için akupunktur tedavisi ile birlikte veya ayrı olarak uygulanabilir. Tıpkı, akupunkturda olduğu gibi bu tedavi de vücudun kendi kendisini onarmasına yöneliktir.
Bölgesel Zayıflama:
Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisi için kullanılan corpus line yöntemi, birbirini tamamlayan üç tekniğe dayanır.
1. İyonoferez: Dokularda birikmiş olan yağları su içerisinde eriterek dokunun yapısında bulunan suyu serbest bırakmak amacıyla yapılır.
2. Kas Sıkıştırma: Selülitli doku altında bulunan kasların uygun bir Elektro Sitimülasyon’a tabi tutulmalarını sağlar.
3. Aktif Drenaj: Bu teknikle iyonoferez uygulandıktan sonra selülite neden olan dolaşım bozukluğunu gidermektedir.
Bölgesel zayıflama ya da selülit tedavisinde bir kür ortalama 10 seanstır. Ancak bu, tedavi gören kişinin yapısına göre 15-20 seansa da çıkabilir.
<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

